Mimarlık Kentleşmenin Neresinde?
Trabzon
Gezi Notu
Yazdırılabilir Sayfa

Saliha E. Aydemir
Arkitera’nın Trabzon Buluşmasından Süzülenler


Her kent coğrafyası, tarihi, toplumsal yapısı ve bunlarla yoğrulan, biçimlenen fiziksel yapısı ile farklı bir hikaye anlatır bizlere. İpek Yolu’nun Karadeniz kapısını oluşturmuş, krallık ve eyalet merkezlikleri yapmış olan Trabzon, 4000 yıllık tarihinde sayısız çöküşler ve yükselişler yaşamıştır. Her dönem kentin fiziksel yapısında ve kültüründe kendi izlerini bırakmıştır; vadilerle çevrili dar bir tepe üzerinde kurulan antik yerleşmeyi çevreleyen kale, 13. yüzyılın Ceneviz kalesi, çeşitli yüzyıllara tarihlenen kiliseleri ve 14.yüzyıl manastırı, 16.-19 yüzyılın ticaret (bedesten, hanlar, liman yapıları), sağlık ve yönetim yapıları (valilik, konsolosluklar), sayısız sivil mimari yapıları, 20. yüzyıl başlarında Rus işgal güçlerince açılan Maraş Caddesi, Cumhuriyet dönemi eğitim ve finans yapıları (Bruno Taut’un Trabzon Lisesi, II. Milli Mimarlık örneği Ziraat Bankası).

Trabzon, 1800 ortalarında imparatorlukta yoğunlaşan idari ve kültürel değişimlere yanıt veren ilk kentlerden biri olmuştur; 1840’larda kentin ana meydanlarından biri yeniden düzenlenerek kentliye daha iyi eğlence alanı yaratılmış, 1868 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, günlük gazete çıkarılmış, daha İstanbul’da bile yokken opera temsilleri verilmeye başlanmış, bu amaçla bir salon bile yapılmıştır.

Geçmişini 1900’lerin son çeyreğine kadar taşıyabilen Trabzon, 1960’larda Sahil Devlet Yolu’nun inşası ile bildik kentleşme sürecine girmiş, “rant”la tanışmış ve tarih belleğinin önemli elemanlarını, özellikle sivil mimari mirasını yavaş yavaş yitirmiş, günümüze pek azı ulaşabilmiştir.

Kentin gelişmesinde rol alan aktörler geçmişin yıkılmasına aracı olur ya da göz yumarken yerine neleri koymuşlardır? İnformel yapılaşmış çevreden farklı olmayan, rant talebinin sürekli kışkırtıldığı ve beslendiği formel yapılaşmış çevreler, doğal koşulları hiçe sayan, metropollerdeki örneklerine özenen yüksek katlı yapılar, ulaşım planlamasını salt bir mühendislik projesi olarak gören Devlet Karayolları’nca yaptırılan, antik kaleyi ve tarihi dokuyu yıkıp geçen, kenti doğu-batı yönünde kateden Tanjant Yolu ve kıyıları halka kapayan, ekonominin aktörlerini tatmin eden duble yol (deniz dolgu), maddi varlıklar korur kollanırken çocukların/yarınlarımızın işgal edilmiş yaşam alanları. Bir de günümüzde kentsel dönüşüm (?) adı altında ortaya çıkan sözde postmodern planlama/tasarım (?) uygulamaları…Ancak, daha “modern planlamayı” tam olarak becerememiş, “çağdaş mülkiyet anlayışı”nın “yetki ve görev birlikteliği”ni içselleştirememiş bir toplumda postmodern planlamadan ve mimarlık ürünlerinden söz edilmesinin mümkün olamayacağı açıktır.

Kısaca sözü edilen gelişmeler nüfus artış hızı ülke kentsel nüfus artış hızının gerisinde seyreden bir kentte yaşanmaktadır. Ne var ki metropoller kadar hızlı büyümese de burada da doğal koşullar nedeniyle kentsel arazi arzı ve kentsel arsa üretim maliyeti yüksektir.

Arkitera Platform’un Nisan 2005 tarihinde yapılan "Mimarlık Kentleşmenin Neresinde?" başlıklı toplantılarının Trabzon ayağında İstanbul’dan İhsan Bilgin ve Aykut Köksal, yerelden ise Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Saliha E. Aydemir, Ayhan Usta ve serbest mimar Sezgin Atasoy’un katılımıyla Trabzon kentinin mimarlık ve planlama sorunları dinleyicilerin de katkılarıyla tartışıldı.

Toplantı öncesi Arkitera ekibiyle kentte genel bir tanıtım gezisi yapılmış, yukarıda sözü edilen kentin belleğini oluşturan bölgeler/elemanlar ve son yılların gelişmeleri, kentin çoğunluğu hemen her açıdan yoksul yapı stoku yerinde görülmüştür. Daha sonra Mimarlık Bölümü’nde yapılan panelde yerel katılımcılar Trabzon’da Cumhuriyet sonrasında imar planlarında nasıl bir kent imajı, kent formu ve kentsel kalite profili çizildiği, uygulama sürecinde ise nasıl bir kent imajı ve kent formu ortaya çıktığı konusu ele alınmıştır. İzleyen konuşmacılar mimarlık uygulama alanlarının kentteki kısırlığına, yerel kurumların nitelikli ürün elde etme araçlarından olan yarışmalara itibar etmediklerine, formel meslek insanlarının (mimarın) mimarlık ürünlerinin (?) oluşumunda rol alan diğer aktörlere göreli konumuna/ etkinliğine değinmiş, kentte yapılan uygulamaları örneklemişlerdir. Arkitera ekibinden İhsan Bilgin Arkitera Platformu ile yaptığı gezilerde metropoller dışındaki Anadolu kentlerinde de farklı nedenlerle de olsa kentleşme sorunları yaşandığı yönündeki gözlemlerine değinmiş, Aykut Köksal ise Trabzon’da Bruno Taut’un yapısı hariç ‘mimarlık’ nesnesine dokunamadığı saptamasını yapmıştır.

Panel, genelde toplumsal değişimlerin/gelişimlerin asırlar sürdüğü, Batı ile karşılaştırıldığında ülkemizin moderniteyi, değerlerini içselleştirme sürecinin daha başlarında bulunduğu, Trabzon özelinde henüz umut var olunmasa da Türkiye’de olumlu gelişmelerin de olduğu, kentsel sorunların artık sınırlı bir kesimin sorunu olmak yerine yaygınlaşarak geniş halk kitlelerine mal olmaya başladığı, bu durumun yaratacağı toplumsal talebin/baskının kurumsal değişimleri (yasal ve örgütsel) kaçınılmaz olarak zorlayacağı yönündeki konuşmalarla sonuçlanmıştır.

Günümüzde, küreselleşmenin kuralları içinde kentler bulundukları bölge, ülke ve hatta dünyadaki diğer kentler rekabet içindedir. Bu süreçte, genelde, kentler “yüksek nitelikli kentsel çevre”den (yapılaşmış çevre, kamusal açık alanlar, kentsel yaşam) bir araç olarak yararlanmaktadırlar. Çünkü günümüzde kent ekonomisi ile kentsel çevre niteliği arasındaki ilişki tersine dönmüştür; artık nitelikli çevre kentin ekonomik refahının bir sonucu olarak görülmek yerine kentin ekonomik gelişmesinin ön koşulu olarak kabul edilmektedir. Bu koşullarda, son 30-40 yıldır geçmişini tüketerek yaşayan Trabzon’a düşen, küresel rekabette bir varlık olabilmek sermayesini kentte tutabilmek, sermayeyi kendine çekebilmek için tüm aktörleri ile kentin vizyonunu ortaya koyarak bunu gerçekleştirmeye yönelik politika, plan, projeleri üretmek durumundadır.

 

Proje Sponsoru Proje Organizasyonu Copyright© 2006 - Arkitera Mimarlık Merkezi