Mimarlık Kentleşmenin Neresinde?
Eskişehir
Tarihçe ve Coğrafi Özellikler
Yazdırılabilir Sayfa

MÖ 1. bin yılda Porsuk Nehri kıyılarında Frigyalılar tarafından kurulan Eskişehir Türkiye''nin en önemli yol kavşaklarından birisidir. Eskişehir Türkiye''nin başkenti Ankara''nın batısında bir ildir ve İç Anadolu Bölgesi''nde bulunmaktadır. Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerine ev sahipliği yapar. İlde, önemli sayıda Kırım Tatarları kökenli nüfus mevcuttur. Selçuklu ve Osmanlı Dönemi''nde de önemli bir kavşak noktası olmuştur.

2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 706 009 olan il nüfusunun 557 028’i İl ve İlçe merkezlerinde 148 981’i köylerde yerleşmiştir. Şehir nüfus oranı %79, Köy nüfus oranı ise %21’dir. İlin yıllık nüfus artış hızı binde 9.61’dir. Şehir nüfus artış hızı binde 15.41, köy nüfus artış hızı binde –9.52 dir. Daha önceki nüfus sayımlarında da görüldüğü gibi il ve ilçe merkezlerinde yaşayan nüfus miktarında artış olurken, köylerde yaşayan nüfus miktarında azalma olmuştur.

1926 yılında Eskişehir''in, Sivrihisar, Mihallıçcık ve Seyitgazi olmak üzere üç ilçesi bulunuyordu. 1954 tarihinde Çifteler, Mahmudiye, 1957 tarihinde Sarıcakaya ilçe haline getirildi ve Eskişehir''in ilçe adedi 6''ya çıkmış oldu. Daha sonra, 1987 tarihinde Alpu, Beylikova, İnönü, 1990 tarihinde de Günyüzü, Han ve Mihalgazi ilçe haline getirilmiştir. Böylece ilçe sayısı 12''ye çıkmıştır.

Eskişehir, tarihin her döneminde, önemli bir ticari, ekonomik ve stratejik noktada olmuştur. Geniş ve verimli ovaları, Anadolu''yu batı doğu ve kuzey güney doğrultularında kesen doğal yolların Eskişehir''de buluşması, bu yolların askeri ve ticari önemi, bölgenin hep göç almasının ve savaşlara sahne olmasının temel nedenleri arasındadır.

Yunus Emre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişileri yetiştiren Eskişehir çeşitli hastalıklara iyi gelen sıcak su kaynakları ve Lületaşı ile ünlüdür. Ülkemizdeki Lületaşı çıkarımının tamamına yakını bu ildedir.

Tarihçe
Bugünkü Eskişehir ili, Eski ve Orta çağlarda Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile tanınan bir kentti. Arap kaynaklarında ise şehrin adı Darauliya, Adruliya ve Drusilya olarak verilmiştir. Dorylaion, antik kaynaklarda önemli yolların kavşak noktasında kaplıcaları ile ünlü, ticaret ile zenginliğe kavuşmuş bir Frigya (Phrygia) şehri olarak geçer ve şehrin kurucusu olarak Eretrialı Doryleos gösterilir.

Özellikle Bizans çağında önem kazanan kentte imparator Justinianos''un yazlık sarayının varlığından söz edilir. 19. yüzyılda birçok gezgin ve bilim adamı, bölgeye yaptıklan gezilerin ve araştırmaların sonucunda Eskişehir''in 3km kuzeydoğusunda, Porsuk Çayı''nın kuzeyinde yer alan bugünkü adıyla Şarhöyük ören yerinin antik Dorylaion şehri olduğunu saptamışlardır. Burası 17m yüksekliğinde, 450m çapında Orta Anadolu''nun orta büyüklükteki höyüklerinden biridir. Burada 1989 yılında itibaren Kültür Bakanlığı ve Anadolu Üniversitesi adına Prof.Dr. A. Muhibbe Darga başkanlığında bir ekip tarafından arkeolojik kazılara başlanmıştır. Halen devam etmekte olan kazılarda, höyükte şimdilik Osmanlı Dönemi’nden ilk Tunç Çağı''na kadar geri giden sürekli bir yerleşmenin olduğu saptanmıştır.

Sonraları Eskişehir Anadolu SelçukluDevleti ile Haçlılar arasında yapılan kanlı savaşalara sahne olmuştur. Eskişehir Anadolu Selçukllu Devleti''nin kuruluşundan yıkılışına kadar bir Selçuklu şehri olarak kaldığı halde, bu savaşlar nedeniyle fazla Selçuklu eseri yapılamamıştır.

Bugün Türkiye''nin sayılı merkezlerinden olan Eskişehir, Fatih''in ilk zamanlarına kadar Ankara Beyliğine bağlı olarak kalmıştır. 1451 yılından sonra Kütahya''nın Beylerbeylik haline gelmesi üzerine Anadolu İdari Teşkilatında değişiklik olmuş; bu arada Ankara''ya bağlı bulunan Eskişehir, Kütahya Beylerbeyliği''ne bağlanmıştır.

30 Ekim 1918''de imzalanan Mondros Müterekesi''nin maddelerinden biri; İtilaf Devletleri''nin Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki önemli noktaları güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri hükmünü taşıyordu. Bu maddeye dayanarak 13 Kasım 1918 tarihinde herhangi bir karşı direnişle karşılaşmadan İstanbul''a çıkan İngiliz kuvvetleri, İstanbul Bağdat demiryolu hattı boyunca kendilerince önemli gördükleri yerleri işgal etmeye başladılar, bu işgalden 1919 yılının Ocak ayı sonlarında Eskişehir''de nasibini aldı. 520 mevcutlu bir İngiliz birliği Eskişehir İstasyonu çevresinde karargahlarını kurdu. İngilizlerin Eskişehir istasyonu ve çevresini işgal ettikleri dönemde Eskişehir mutasarrıfı Hilmi Bey''di ve bu kişi Damat Ferit Paşa tarafından kurulan ve işgalcilere sempati duyan Hürriyet ve İtilaf Hükümeti ''nin adamıydı. İşgal Eskişehir halkı tarafından nefretle karşılandı ve gösteriler düzenlenmeye başladı. Eskişehir''de 17 Mayıs 1919''da Yunanlıların İzmir''i işgalini kınayan bir miting düzenlendi. 4 Eylül 1919''da gerçekleştirilen Sivas Kongresi, bir başkaldırının, bir direnişin örgütlü olarak başlamasının da göstergesiydi ve bu kongreye Eskişehir''den üç delege katıldı.

16 Mart 1920''de Meclis-i Mebusan dağıtıldı ve 11 Nisan''da ise resmen kapatılmasıyla Osmanlı Devleti hükümetsiz kaldı. Ankara''yı ve Ankara''daki çalışmaları güvence altına almanın bir yolu İngiliz işgal ve denetiminde olan demiryolunu tekrar ele geçirmekti, Ali Fuat Paşa 17 Mart 1920''de, 143. Alay''la yola çıkarak Ankara - Eskişehir arasındaki demiryolunu tekrar ele geçirdi ve denetimi sağladı. Direnen İngiliz asker ve subayları da tutuklandı.

26 Ağustos 1922 de Türk Ordusu’nun başlayan taarruzu sonucu, 2 Eylül 1922 de Eskişehir düşman işgalinden kurtuldu. Ancak işgalciler geri çekilirken yakıp, yıkmış kenti harabe haline getirmişlerdi.

Hakimiyeti Milliye Gazetesi''nin muhabirine göre; Yunanlılar geri çekilirken 250 kişiyi öldürmüş, kent merkezinde 2 bin hane, 22 otel ve han, 2 bin mağaza ve dükkan, 5 hamam, 4 fabrika, 2 cami, 3 mescit ve 10 mektep yakmışlardı. Köylerde ise 13 bin hane ve 2 bin davar ağılı ateşe vermişlerdi. 150 bin dönüm ormanlık alan da kül haline getirilmişti.

Kurtuluştan sonra yapılan ilk icraat, Eskişehir''i İstanbul ve Ankara''ya bağlayan tren raylarının ve köprülerinin onarımına başlanması oldu. Zira bu icraata öncelik verilmesinin temel nedeni, stratejik olmasının yanısıra, sosyal ve ekonomik yaşamla da yakından ilgili olmasıdır. İki ay içinde tren hattı onarılarak işletmeye açıldı.

Bunun yanında adliye örgütü, kentte eğitim ve öğretime başlanması için eğitim kurumları ve yangından zarar gören kentin su ve elektrik tesisatı yeniden yapılandırıldı.

Kentin imarı ve canlandırılması sürecinde yaşanan ilginç olaylardan biri de TBMM''nin Eskişehir''e nakledilmesi konusudur. 11 Ekim 1922 de kentin ileri gelen kişilerinden oluşturulan bir heyet, TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek Meclisin daimi olarak Eskişehir''de toplanmasını istediler. Ancak bu teklif uygun bulunmadı.

Mustafa Kemal Paşa'' nın 15 Ocak 1923''te Eskişehir''e yaptığı gezi de gerek Türkiye''nin geleceği açısından gerek Eskişehir''in imarı konusunda, bir dönüm noktası oldu Mustafa Kemal Paşa ilgililerden acilen hayvanların ıslahı ve hastalıklardan korunması, tohumluk dağıtımı, yolların yapılması, yeni okul binalarının inşası, mevcut ormanların haritasının çıkarılması gibi konulara eğilmeleri gerektiği direktifini verdi.

Özetle Kurtuluş Savaşının 5 önemli meydan muharebesinin üçü Eskişehir''de geçmiştir. M.Kemal Atatürk''ün önderliğindeki TBMM mazlum halklara örnek olacak galibiyetlerin ilkini I. İnönü Savaşı ile Eskişehir topraklarında kazanmıştır. Eskişehir, Ulusal Kurtuluş Savaşının kilit noktalarından birini oluşturduğundan, savaşta maddi-manevi olarak çok yıpranmıştır. Kurtuluştan sonra geriye yanmış, yıkılmış bir kent kalmış, ancak yöneticilerin ve halkın kenti yeniden canlandırma azmi yok olmamıştır. Cumhuriyet döneminde yapılan yatırımlarla kısa zamanda modern bir kent yaratılmaya çalışılmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra, Sancak ve mutasarrıflıkların il yapılmaları üzerine, Eskişehir''de 1925 yılında il olmuştur.

Ekonomik Yapı
Eskişehir, savaştan sonra yeniden kurulur ve savaş kalıntılarının arasından yeni bir şehir yaratılır. İşgal günlerinin ardından, ilk olarak ekonomi alanında düzenlemeler yapılır. 31 Aralık 1925 tarihinde "Zahire Borsası" ve "Eskişehir Ticaret Borsası" kurulur. Almanlar tarafından kurulup 1894 yılında çalışmaya başlayan ve nitelikli işçi yetiştirilmesine ön ayak olan "Lokomotif ve Vagon Tamir Atölyesi" ve buna bağlı "Çırak Okulu" çalışmalarını sürdürür. Bunlara ek olarak 1926 yılında, "Uçak Bakım Atölyesi" kurulur. Bu kuruluşlar, Eskişehirliler''e yeni iş imkânları yaratır. Cer ve tamir atölyeleri, 1924 yılında T.C.D.D İşletmesi''ne devredilir. 1918 yılında ise "Eskişehir Çiftçi Bankası" kurulmuştur.

Cumhuriyet''in ilk yıllarında endüstriye, tarıma ve doğal kaynak araştırmalarına hız verildi. Bu yıllarda un, tuğla kiremit, kereste endüstrileriyle ilgili araştırmalara da başlandı. 1927 yılında Eskişehir''de, "Kurt Kiremit Fabrikası" ve "Arslan Kiremit Fabrikası" kuruldu. Bu iki fabrikanın başarısı bu bölgede kısa zaman içinde başka fabrikaların da açılmasını sağladı.

1927''deki ilk hamleden sonra, Eskişehir''de çanak-çömlek endüstrisi hızla gelişti. Bugün on iki modern kuruluş ve Eskişehir Ticaret Odası üyelerinin bir kısmı kiremit, tuğla ve sıcak tuğla üretimine destek vermektedirler. Türkiye''de talep edilen çanak-çömleğin büyük bir bölümü Eskişehir''den karşılanmakta ve bir kısmı da ihraç edilmektedir. Bu endüstrinin gelişimi, 1953 yılında kurulan Çimento Fabrikası''nın banka kredi desteği ile sürdürülmüştür. Bunun yanısıra 1965 yılında kurulan "Eston A.Ş.", prefabrik yapı sektöründe önemli hizmetler vermektedir. Anadolu''da yapılan porselen ve seramikler, Eskişehir''in yanısıra Bursa, Kütahya ve Bilecik''te de gelişen bir endüstri kolu olmuştur.

Eskişehir her zaman tahıl üretiminde ilk sırayı alan illerden biridir. Ekmek yapımına uygun olan ak buğday ve biracılıkta kullanılan arpa, bu yörede yetiştirilir. Eskişehir''de Şeker Fabrikası''nın kurulmasında önce şeker pancarı üretimi yapılmamasına rağmen, 1933 yılından itibaren şeker pancarı üretiminin sulu tarımda önemli bir yeri olmuş ve köylerin girdileri artmıştır. Böylece 1933 yılında Şeker Fabrikası ve ona bağlı olarak Makine Fabrikası, 1965 yılında Sümerbank Basma Sanayi Müessesesi kurulmuştur. Şeker Fabrikasına bağlı Makine Fabrikası 1969 yılında müstakil bir kuruluş haline gelmiştir. Bu fabrikalar Bölge Sanayiinin gelişmesi ve dolayısıyla ekonominin canlanmasını sağlamıştır.

1940''larda Eskişehir''de endüstriyel gelişmelere teknoloji de eklenmiştir. 29 Ekim 1961 tarihinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel''in, Türkiye Cumhuriyeti''nin kuruluş yıldönümü kutlamaları için Eskişehir''e gelmesinin planlanması üzerine, bu tarihte ilk otomobil Cumhurbaşkanı için üretildi ve sunuldu. Önce arabanın gövdesini oluşturan parçalar, sonra gövde ve diğer bölümler, buradaki atölyelerde imal edildi. Metal levhalarla gövdesine şekil verildi. Üzerinde günlerce çalışıldı ve ortaya yepyeni bir otomobil çıktı. Bu otomobile "Devrim" adı verildi. Devrim, ilk gösteriminde (29 Ekim 1961) Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından kullanıldı. Bu ilk adımdan birkaç yıl sonra, "Anadol" adı verilen otomobilin üretimine başlandı ve üretim 1975 yılına kadar devam etti.

Böylece Eskişehir Türkiye''nin sayılı illerinden biri haline gelmiştir. Sanayinin daha ekonomik ve rahat çalışabilmesi için Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Sitesi gibi sanayi alanları oluşturulmuştur.

Türkiye’nin tek Uçak Motor Fabrikası (TUSAŞ) ile Dizel Lokomotif motoru üreten tek fabrikası (TÜLOMSAŞ) bu ildedir. Yine ülkemizin en yüksek kapasiteli Buzdolabı (ARÇELİK) ve Kompresör Fabrikası da burada bulunmaktadır. Ayrıca Bisküvi Üretimi ve Soba üretiminde de Eskişehir ülke genelinde ağırlıklı bir paya sahiptir.

Kentsel Yapı
1940 yılında Eskişehir, Türkiye''nin altıncı büyük ilidir. Artan nüfusla birlikte, konut yapımında büyük bir artış görülmektedir. Kent merkezi sürekli olarak kuzeye doğru genişlemektedir. Doğuda Şeker Mahallesi ve Yeni Mahalle, bu dönemde kurulmuştur. Odunpazarı ve Yukarı Mahalle, artık bir merkez olmaktan çıkmıştır. Aşağı Mahalle''de, Hamam Caddesi''nin iki yanında, Porsuk boyunca uzanan kavak ve söğüt ağaçlarının arka kısmında Bahçelievler bulunmaktadır. Bu dönemde Köprübaşı Caddesi seçkin bir yer olmuş, yeni iş yerleri açılmıştır. Kentin eğlence ve gezinti yerleri, Yalaman Adası ve Suboyu''dur.

Kaynaklar
T.C. Eskişehir Valiliği : www.eskisehir.gov.tr
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi : www.eskisehir-bld.gov.tr
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı : www.kulturturizm.gov.tr

 

Proje Sponsoru Proje Organizasyonu Copyright© 2006 - Arkitera Mimarlık Merkezi